Türk aile hukuku sisteminde çocukların geleceği ve güvenliği her zaman öncelikli bir konumda yer alır. VELAYET hakkı, anne ve babaya çocuklarının bakımı, eğitimi ve korunması konusunda hem geniş yetkiler hem de ağır sorumluluklar yükler. Ancak hayatın akışı içerisinde boşanma sonrası kurulan düzen her zaman aynı kalmaz. Şartlar değiştiğinde veya çocuğun menfaati tehlikeye girdiğinde, mevcut velayet düzenlemesinin revize edilmesi kaçınılmaz bir hale gelir. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, kurucusu Avukat Mehmet Altan Koçak önderliğinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki müvekkillerine bu hassas süreçte profesyonel destek sunar. Bu makalede, velayet hakkının değiştirilmesi davasının hukuki zeminini, şartlarını ve uygulama detaylarını Türk Medeni Kanunu çerçevesinde inceleyeceğiz.
Velayet Kavramı ve Hukuki Dayanağı
Velayet, ergin olmayan çocukların şahısları ve malları üzerinde anne ve babanın sahip olduğu hak ve yükümlülüklerin bütününü ifade eder. Türk Medeni Kanunu’nun 335. maddesi uyarınca, kısıtlanmamış her küçük çocuk anne ve babasının velayeti altındadır. Evlilik birliği devam ederken anne ve baba bu hakkı birlikte kullanır. Boşanma veya ayrılık durumunda ise hakim, velayet hakkını taraflardan birine bırakır veya şartlar uygunsa ortak velayete karar verir.
Velayet hakkı sadece bir “hak” değil, aynı zamanda bir “kamu görevi” niteliği taşır. Bu nedenle devlet, çocuğun korunması amacıyla velayet hakkının kullanımını denetler. Eğer velayet sahibi ebeveyn görevini ihmal ederse veya şartlar çocuğun aleyhine değişirse, hukuk sistemi bu durumun düzeltilmesi için “velayetin değiştirilmesi davası” mekanizmasını devreye sokar.
Velayetin Değiştirilmesi Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Velayetin değiştirilmesi davası, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla tesis edilen velayet düzeninin, sonradan ortaya çıkan haklı nedenlerle değiştirilmesi talebidir. Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi bu durumun temel dayanağını oluşturur. Kanun koyucu burada; ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hakimin gerekli önlemleri alacağını açıkça belirtir.
Marmaris gibi hareketli nüfus yapısına sahip bölgelerde, ebeveynlerin iş değişikliği nedeniyle şehir değiştirmesi veya yeniden evlenmesi gibi durumlar bu davaların sıkça açılmasına neden olur. Ancak unutulmamalıdır ki, her değişiklik otomatik olarak velayetin el değiştirmesi sonucunu doğurmaz. Mahkeme, bu değişikliğin çocuğun günlük yaşamını, eğitimini ve psikolojik sağlığını nasıl etkileyeceğini titizlikle inceler.
Sık Sorulan Sorular: Velayet Davası Süreci
Velayet davası ne kadar sürer? Velayet davaları, delillerin toplanma hızı, sosyal inceleme raporunun hazırlanma süresi ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak genellikle 6 ay ile 1.5 yıl arasında sonuçlanır. Ancak çocuğun güvenliği tehlikedeyse mahkeme ivedi kararlar alabilir.
Velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi velayetin kaybına yol açar mı? Hayır, salt yeniden evlenme velayetin değiştirilmesi için yeterli bir sebep değildir. Mahkeme, yeni eşin çocukla olan ilişkisini ve bu durumun çocuğun huzurunu bozup bozmadığını değerlendirir.
Çocuğun Üstün Yararı İlkesi (The Best Interests of the Child)
Velayete ilişkin tüm hukuki süreçlerin merkezinde “çocuğun üstün yararı” ilkesi bulunur. Hakim karar verirken anne veya babanın isteklerinden ziyade, çocuğun hangi ortamda daha sağlıklı gelişeceğine odaklanır. Çocuğun üstün yararı; bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin en iyi şekilde korunmasını ifade eder.
Mahkeme süreci boyunca uzmanlar şu sorulara yanıt arar:
-
Hangi ebeveyn çocuğun eğitim hayatına daha fazla katkı sağlıyor?
-
Çocuğun mevcut düzeni bozulursa psikolojik sarsıntı yaşar mı?
-
Ebeveynlerin yaşam tarzı çocuğun ahlaki gelişimini olumsuz etkiliyor mu?
-
Çocuk, kendisini hangi ebeveynin yanında daha güvende hissediyor?
Marmaris bölgesinde faaliyet gösteren bir avukat, müvekkilinin davasını savunurken bu soruların yanıtlarını somut delillerle mahkemeye sunmalıdır.
Velayetin Değiştirilmesi Sebepleri Nelerdir?
Kanun ve uygulama ışığında, velayetin değiştirilmesini gerekli kılan başlıca nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Velayet Sahibi Ebeveynin İhmali ve İstismarı
Eğer velayet sahibi, çocuğun beslenme, barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılamıyorsa veya çocuğa karşı fiziksel/psikolojik şiddet uyguluyorsa velayet derhal değiştirilir. Bu durum Türk Medeni Kanunu’nun 348. maddesi kapsamındaki velayetin kaldırılması hükümleriyle de bağlantılıdır.
2. Çocuğun Eğitim ve Sağlık Durumunun Tehlikeye Girmesi
Çocuğun okula gönderilmemesi veya kronik bir hastalığı olmasına rağmen tedavisinin aksatılması ciddi bir velayet değiştirme sebebidir. Eğitim hakkı, çocuğun geleceği için dokunulmaz bir haktır.
3. Ebeveynin Yaşam Tarzındaki Olumsuz Değişiklikler
Velayet sahibi ebeveynin uyuşturucu veya alkol bağımlılığına düşmesi, suç işleyerek cezaevine girmesi veya haysiyetsiz bir yaşam sürmeye başlaması durumunda diğer ebeveyn dava açabilir. Mahkeme burada toplumun genel ahlak kurallarını ve çocuğun bu yaşam tarzından nasıl etkileneceğini baz alır.
4. Kişisel İlişkinin Engellenmesi
Velayet hakkını elinde bulunduran taraf, diğer ebeveynin çocukla görüşmesini haksız yere engelliyorsa, bu durum “velayet hakkının kötüye kullanılması” olarak değerlendirilir. Hukuk sistemi, çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı ilişki kurmasını destekler. Sürekli engel çıkarma, velayetin değiştirilmesi için en güçlü gerekçelerden biridir.
5. Ebeveynin Ölümü veya Hastalığı
Velayet sahibi ebeveynin vefat etmesi durumunda velayet kendiliğinden diğer ebeveyne geçmez. Sağ kalan tarafın aile mahkemesine başvurarak velayeti talep etmesi gerekir. Benzer şekilde, ağır bir hastalık veya kısıtlılık durumu da velayetin devrini zorunlu kılabilir.
Davada İspat ve Delil Süreci
Velayet davaları, kamu düzenini ilgilendirdiği için hakim “resen araştırma ilkesi” çerçevesinde hareket eder. Yani taraflar delil sunmasa bile hakim gerekli gördüğü araştırmaları kendisi yapar. Ancak davanın başarıya ulaşması için bir avukat aracılığıyla sunulan somut deliller hayati önem taşır.
Kullanılabilecek deliller şunlardır:
-
Sosyal İnceleme Raporu (SİR): Mahkeme tarafından görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal hizmet uzmanı; hem anne hem babayla görüşür, çocuğun yaşadığı evi ziyaret eder ve ayrıntılı bir rapor hazırlar.
-
Tanık Beyanları: Komşular, öğretmenler veya aile yakınları, ebeveynlerin çocukla olan ilişkisi hakkında bilgi verir.
-
Okul ve Sağlık Kayıtları: Çocuğun başarı durumu, devamsızlığı veya sağlık geçmişi ebeveynin bakım kalitesini gösterir.
-
Görüntü ve Mesaj Kayıtları: Ebeveynler arasındaki iletişimi veya çocuğa karşı tutumları kanıtlayan dijital veriler hukuka uygun elde edilmişse delil sayılır.
Çocuğun Görüşünün Alınması ve İdrak Yaşı
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme uyarınca, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip her çocuğun, kendisini ilgilendiren konularda görüş bildirme hakkı vardır. Türk hukuk uygulamasında genellikle 8 yaş ve üzerindeki çocukların “idrak gücüne” sahip olduğu kabul edilir.
Hakim, çocuğu bizzat dinleyebileceği gibi uzman pedagog eşliğinde görüş alınmasını da isteyebilir. Çocuğun “annemle/babamla kalmak istiyorum” şeklindeki beyanı çok güçlü bir delildir. Ancak uzmanlar, çocuğun bu beyanı baskı altında verip vermediğini veya ebeveynlerden biri tarafından yönlendirilip yönlendirilmediğini (ebeveyn yabancılaşma sendromu) titizlikle inceler. Eğer çocuğun tercihi kendi üstün yararına aykırıysa, hakim bu tercihin aksine karar verebilir.
Sık Sorulan Sorular: Hukuki Prosedür
Velayetin değiştirilmesi davasında yetkili mahkeme hangisidir? Dava, davalının veya çocuğun oturduğu yerdeki Aile Mahkemesi’nde açılır. Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri bu davaya bakar.
Dava açarken harç ödenir mi? Evet, velayet davaları nispi değil maktu harca tabidir. 2025 yılı itibarıyla belirlenen başvuru harcı, karar harcı ve gider avansının mahkeme veznesine yatırılması gerekir.
Dava sürerken çocuğun kimde kalacağına nasıl karar verilir? Dava süreci uzun olabileceği için hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde “ihtiyati tedbir” kararı vererek çocuğun geçici velayetini taraflardan birine bırakabilir.
Velayet Hakkının Değiştirilmesinde Avukatın Rolü
Velayet davaları duygusal yükü ağır ve teknik detayları fazla olan süreçlerdir. Marmaris gibi yerlerde, yerel dinamikleri bilen ve aile hukuku konusunda uzmanlaşmış bir avukat, davanın gidişatını doğrudan etkiler. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, dava dilekçesinin hazırlanmasından delillerin toplanmasına, uzman raporlarına yapılacak itirazlardan duruşma temsiline kadar her aşamada titizlikle çalışır.
Avukat Mehmet Altan Koçak, müvekkillerine stratejik bir yol haritası sunarken çocuğun psikolojik sağlığını da gözetir. Hatalı açılan veya yanlış delillerle desteklenen bir dava, hem ebeveyn hem de çocuk için telafisi imkansız zararlar doğurabilir. Bu nedenle hukuki yardım almak, sadece davanın kazanılması için değil, sürecin en az hasarla atlatılması için de gereklidir.
Velayetin Değiştirilmesinden Sonra İştirak Nafakası
Velayetin değiştirilmesi kararı kesinleştiğinde, mali yükümlülükler de otomatik olarak değişir. Velayet hakkını kaybeden taraf, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Buna “iştirak nafakası” denir.
Mahkeme, yeni velayet sahibinin talebi olmasa bile iştirak nafakasına resen karar verebilir. Nafaka miktarı belirlenirken; ebeveynlerin gelir durumu, çocuğun yaşı, eğitim ihtiyaçları ve güncel ekonomik koşullar dikkate alınır. 2025 yılındaki yüksek enflasyon ve artan eğitim maliyetleri, nafaka miktarlarının belirlenmesinde hakimin takdir yetkisini daha dinamik kullanmasını gerektirir.
Sık Sorulan Sorular: Özel Durumlar
Ortak velayet sistemi Türkiye’de nasıl işler? Türkiye, uluslararası sözleşmelere dayanarak ortak velayeti kabul etmiştir. Ancak ortak velayet için tarafların bu konuda tam bir uzlaşı içinde olması ve bu durumun çocuğun menfaatine olması şarttır. Çatışmalı boşanmalarda ortak velayete hükmedilmesi zordur.
Velayet davası reddedilirse tekrar açılabilir mi? Evet, velayet davalarında “kesin hüküm” kuralı katı bir şekilde uygulanmaz. Eğer davanın reddinden sonra yeni ve esaslı bir durum ortaya çıkarsa (örneğin ebeveynin hapse girmesi), aynı taraflar arasında tekrar dava açılabilir.
Anne ve Babanın Yaşam Standartlarının Karşılaştırılması
Velayetin değiştirilmesi davasında ebeveynlerin sadece ekonomik gücü belirleyici değildir. Çok zengin olan bir babanın çocuğa ayıracak vaktinin olmaması veya çocuğun manevi ihtiyaçlarını karşılayamaması durumunda, mahkeme ekonomik durumu daha kısıtlı ama ilgisi yüksek olan anneye velayeti bırakabilir.
Hukuk sistemimiz “parası çok olana velayet verilir” mantığıyla işlemez. Odak noktası “hangi ebeveynin yanında çocuk daha dengeli ve huzurlu bir birey olarak yetişir?” sorusudur. Marmaris ilçesinde yaşayan aileler için sosyal çevre, okul imkanları ve geniş aile desteği de bu değerlendirmede önemli birer kriterdir.
Velayet Hakkının Kaldırılması ile Değiştirilmesi Arasındaki Fark
Çoğu zaman bu iki kavram birbirine karıştırılır:
-
Velayetin Değiştirilmesi: Velayet hakkının bir ebeveynden alınıp diğerine verilmesidir. Şartların değişmesi esastır.
-
Velayetin Kaldırılması: Her iki ebeveynin de velayet görevini yapamayacak durumda olmasıdır. Bu durumda çocuğa bir vasi atanır. Bu, hukuk sistemindeki en ağır önlemdir.
Türk Medeni Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca; ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi halinde hakim müdahale eder. Eğer ebeveynler çocuğa yeterli ilgiyi göstermez veya yükümlülüklerini ağır biçimde ihmal ederse velayet tamamen kaldırılabilir.
Velayet Davasında Sosyal İnceleme Raporunun Önemi
Sosyal inceleme raporu, aile mahkemesi hakiminin “gözü ve kulağı” gibidir. Uzmanlar ev ziyaretleri sırasında şu detaylara dikkat eder:
-
Çocuğun kendine ait bir odası veya çalışma alanı var mı?
-
Evdeki hijyen koşulları çocuk için uygun mu?
-
Ebeveynin çocukla kurduğu iletişim dili nasıl? (Destekleyici mi yoksa otoriter mi?)
-
Çocuğun oyuncakları, kitapları ve sosyal gelişimini destekleyen materyaller mevcut mu?
Raporda yer alan “velayetin değiştirilmesi uygundur” veya “uygun değildir” şeklindeki sonuç bölümü, mahkeme kararının temel taşını oluşturur. Avukat bu noktada, rapordaki eksiklikleri tespit ederek ek rapor alınmasını veya uzmanın duruşmada dinlenmesini talep edebilir.
Velayet Davalarında Tanık Delili ve Psikolojik Baskı
Tanıklar, ebeveynlerin gizli kalan yaşam tarzlarını veya çocuğa karşı tutumlarını mahkemeye aktaran önemli kaynaklardır. Ancak velayet davalarında çocukların tanık olarak dinlenmesi genellikle tercih edilmez; zira bu durum çocuk üzerinde ağır bir travma yaratabilir. Bunun yerine çocukların uzmanlarca dinlenmesi yoluna gidilir.
Ebeveynlerin birbirini karalamak amacıyla asılsız iddialarda bulunması (iftira), mahkeme tarafından fark edildiğinde ters tepebilir. Hakkaniyetli ve dürüst bir savunma, her zaman en iyi sonucu verir. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, davalarda dürüstlük ilkesinden ödün vermeden en etkili delil yönetimini gerçekleştirir.
Velayet hakkının değiştirilmesi, sadece bir hukuki prosedür değil, bir çocuğun hayatının geri kalanını şekillendiren kritik bir dönemeçtir. Türk Medeni Kanunu, bu süreçte çocuğun haklarını en üst seviyede koruma altına almıştır. Değişen yaşam koşulları, ihmal, istismar veya diğer ebeveynin engellemeleri gibi durumlarda velayet davası açmak kaçınılmazdır.
Marmaris merkezli olarak tüm Türkiye’de hukuki hizmet sunan Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, Avukat Mehmet Altan Koçak yönetiminde bu zorlu süreçte yanınızda yer alır. Unutmayın ki, VELAYET davasında atılacak her adım, çocuğunuzun geleceğine yapılan bir yatırımdır. Doğru strateji, güçlü deliller ve uzman bir hukuki temsil ile çocuğun üstün yararını korumak mümkündür.
DETAYLI BİLGİ İÇİN İLETİŞİME GEÇİNİZ;
