Miras hukuku, aile bireyleri arasında en sık anlaşmazlık yaşanan ve duygusal süreçlerin hukuki süreçlerle iç içe geçtiği karmaşık bir alandır. Özellikle toplumumuzda sıklıkla karşılaşılan “mirastan mal kaçırma” girişimi, hak sahibi mirasçıların mağduriyetine yol açar. Hukuk dilinde “Muris Muvazaası” olarak adlandırdığımız bu durum, mirasbırakanın (muris) sağlığında, gerçek iradesini gizleyerek bazı mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı hileli işlemleri ifade eder.
Kurucumuz Avukat Mehmet Altan Koçak önderliğinde, Marmaris merkezli olmak üzere tüm Türkiye genelinde faaliyet gösteren Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, miras hukukundan kaynaklanan bu tip uyuşmazlıklarda müvekkillerinin haklarını sonuna kadar savunur. Mirasbırakanın haksız tasarrufları karşısında kanunların size tanıdığı hakları bilmeniz, sürecin lehinize sonuçlanması adına hayati önem taşır. Bu rehberde, mirastan mal kaçırma durumlarını, saklı pay kavramını, açabileceğiniz dava türlerini ve Türk Medeni Kanunu kapsamındaki haklarınızı en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz.
Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) Nedir?
Halk arasında “mirastan mal kaçırma” olarak bilinen eylem, hukuki terminolojide “muris muvazaası” olarak karşımıza çıkar. Temel olarak mirasbırakan kişi, mirasçılarından birini veya birkaçını mirasından mahrum bırakmak ister. Bunu doğrudan yapamayacağını bildiği için, aslında bağışlamak istediği bir taşınmazı veya malı, tapuda veya resmi kayıtlarda “satış” gibi göstererek devreder.
Burada iki farklı işlem söz konusudur:
-
Görünürdeki İşlem (Satış): Tarafların resmi dairelerde (örneğin Tapu Müdürlüğü’nde) beyan ettikleri işlemdir. Taraflar aslında satış yapmak istemezler, sadece dış dünyayı ve diğer mirasçıları kandırmayı hedeflerler.
-
Gizli İşlem (Bağışlama): Tarafların gerçek iradelerini yansıtan anlaşmadır. Mirasbırakan, malını karşılıksız olarak favori mirasçısına devretmek ister ancak bunu satış kılıfına sokar.
Mirasbırakanın bu yola başvurmasındaki temel amaç, diğer mirasçıların “saklı pay” haklarını ihlal etmek ve mal varlığını dilediği gibi (genellikle bir çocuğunu diğerinden üstün tutarak veya ikinci eşe mal aktararak) paylaştırmaktır. Ancak Türk Hukuk Sistemi, mirasçıların haklarını koruyan güçlü mekanizmalara sahiptir.
Türk Medeni Kanunu ve Mirasçılık Sistemi
Türk Medeni Kanunu (TMK), miras paylaşımında adaleti sağlamak adına belirli kurallar koyar. Bir kişi vefat ettiğinde mal varlığı, kanuni mirasçılarına geçer. Kanuni mirasçılar; altsoy (çocuklar, torunlar), anne-baba, eş ve duruma göre diğer akrabalardır.
Kanun koyucu, mirasbırakanın mal varlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme hakkını sınırsız tanımaz. Belirli yakınlıktaki mirasçılar için “Saklı Pay” adı verilen dokunulmaz bir kısım belirler. Mirasbırakan, vasiyetname düzenlese veya sağlığında bağışlamalar yapsa dahi, bu saklı paylara dokunamaz.
Saklı Pay Oranları Nelerdir?
Mirasbırakanın üzerinde tasarruf edemeyeceği, mirasçının her halükarda alması gereken asgari paya saklı pay denir. Saklı pay oranları şu şekildedir:
-
Altsoy (Çocuklar/Torunlar): Yasal miras payının yarısı (1/2).
-
Anne ve Baba: Yasal miras payının dörtte biri (1/4).
-
Sağ Kalan Eş: Eğer altsoy veya anne-baba ile birlikte mirasçı ise yasal miras payının tamamı, diğer hallerde yasal miras payının dörtte üçü (3/4).
Eğer mirasbırakan, yaptığı işlemlerle bu oranları ihlal ederse, saklı payı zedelenen mirasçılar hukuk yoluna başvurarak haklarını geri alırlar.
Saklı Pay ve Miras Hakkı
Soru: Babam/Annem sağlığında tüm mal varlığını sadece bir kardeşime devredebilir mi? Cevap: Hukuken bir kişi hayatta iken malları üzerinde dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahiptir. Ancak, bu devir işlemini diğer mirasçıları mirastan mahrum bırakmak amacıyla, hileli yollarla (örneğin bağışladığı halde satış gibi göstererek) yaparsa, vefatından sonra diğer mirasçılar bu işlemin iptalini isteyebilir. Eğer gerçek bir satış varsa ve para el değiştirmişse işlem geçerlidir. Ancak amaç mal kaçırmaksa, hukuk buna izin vermez.
Soru: Saklı payım ihlal edilmediyse yine de dava açabilir miyim? Cevap: Evet, durumun niteliğine göre değişir. Eğer ortada bir “muvazaa” (hileli işlem) varsa, saklı payınız ihlal edilmese bile işlemin geçersizliğini ileri sürebilirsiniz. Çünkü muvazaalı işlem, baştan itibaren geçersiz sayılır. Ancak işlem geçerli bir bağışlamaysa ve sadece saklı payınızı zedeliyorsa, sadece saklı payınızı tamamlayacak kadar bir iade (tenkis) talep edebilirsiniz.
Mirastan Mal Kaçırma Durumunda Açılacak Davalar
Mirasbırakanın haksız devirleri karşısında mirasçıların başvurabileceği iki temel dava türü bulunur. Hangi davanın açılacağı, olayın somut özelliklerine ve mirasbırakanın işlem yaparken güttüğü amaca göre Marmaris Koçak Hukuk Bürosu uzmanlarınca belirlenir.
1. Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası
Bu dava türü, mirastan mal kaçırma olaylarında en sık başvurulan ve en etkili sonuçları veren yoldur. Burada temel iddia şudur: “Mirasbırakan aslında malını satmadı, bağışladı. Ancak tapuda satış gibi göstererek kanunu dolandırdı ve beni miras hakkımdan yoksun bıraktı.”
Bu davayı kazandığınızda, yapılan satış işlemi başından itibaren geçersiz sayılır. Söz konusu taşınmaz, terekeye (mirasbırakanın mal varlığına) geri döner ve tüm mirasçılar yasal payları oranında o maldan hak sahibi olur.
Bu davayı kimler açabilir? Saklı pay sahibi olsun veya olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm yasal mirasçılar bu davayı açabilir. Evlatlıklar da bu hakka sahiptir.
Hangi durumlarda açılır?
-
Baba/Anne, oğluna/kızına bedelsiz ev devretmişse ancak tapuda satış göstermişse.
-
Mirasbırakan, ikinci eşine mal kaçırmak için taşınmazı önce bir üçüncü kişiye, o kişi de eşe devretmişse (aracı kullanılan işlemler).
-
Mirasbırakan, malını ölünceye kadar bakma akdi ile devretmiş ancak gerçekte bakım amacı gütmeyip sadece mirastan kaçırma amacı taşıyorsa.
2. Tenkis Davası
Tenkis davası, “indirim” veya “azaltma” davası anlamına gelir. Bu dava, mirasbırakanın yaptığı işlemlerin geçerli olduğu ancak saklı pay kurallarını ihlal ettiği durumlarda açılır.
Örneğin; mirasbırakan gerçek iradesiyle ve hile yapmadan malını bir vakfa bağışlamış olabilir. Bu işlem hukuken geçerlidir (muvazaa yoktur). Ancak bu bağışlama sonucunda çocuklarının saklı payı (yasal paylarının yarısı) zarar görüyorsa, çocuklar tenkis davası açarak saklı paylarını tamamlayacak miktarın kendilerine ödenmesini isterler.
Önemli Fark: Tapu iptal davasında malın tapusu iptal olur ve mirasçılar malın sahibi olur. Tenkis davasında ise işlem iptal olmaz, sadece saklı payı ihlal eden kısım kadar tazminat/para ödenir.
Muvazaanın (Hileli İşlemin) İspatı Nasıl Yapılır?
Hukuk davalarında en kritik aşama ispat aşamasıdır. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu olarak tecrübelerimiz göstermektedir ki, mahkemeler mirastan mal kaçırma iddialarını incelerken sadece tapu kayıtlarına bakmaz, hayatın olağan akışını ve somut delilleri değerlendirir. Davacı mirasçı, iddiasını çeşitli yollarla ispatlar.
Muvazaanın varlığını gösteren en güçlü belirtiler şunlardır:
-
Alıcının Mali Gücü: Malı satın aldığı iddia edilen mirasçının (örneğin 20 yaşındaki çalışmayan bir öğrencinin veya geliri düşük bir ev hanımının), o tarihte o malı satın alacak ekonomik gücü var mıdır? Alım gücü yoksa, işlemin bağış olduğu kabul görür.
-
Ödeme Belgeleri: Satış bedelinin mirasbırakanın hesabına gerçekten girip girmediği araştırılır. Banka dekontu olmayan, elden ödeme iddiaları genellikle şüpheyle karşılanır.
-
Satış Bedeli ile Gerçek Değer Arasındaki Fark: Tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazın o tarihteki gerçek piyasa değeri arasında fahiş fark varsa, bu durum muvazaa (mal kaçırma) göstergesidir.
-
Mirasbırakanın İhtiyacı: Mirasbırakanın maddi durumu iyiyse, emekli maaşı veya kira geliri varsa ve mal satmaya ihtiyacı yoksa, neden satış yaptığı sorgulanır. İhtiyaç yokken yapılan satışlar, genellikle mal kaçırma amacı taşır.
-
Zamanlama: Ölümden hemen önce yapılan devirler veya mirasbırakanın ağır hasta olduğu dönemde yapılan işlemler şüphe uyandırır.
-
Yöre Örf ve Adetleri: Bazı bölgelerde kız çocuklarını mirastan mahrum bırakmak için erkek çocuklara mal devri yapılması, mahkemelerce bilinen bir sosyal gerçekliktir ve delil başlangıcı sayılabilir.
Tanık (şahit) beyanları da bu davalarda oldukça önemlidir. Aile içindeki konuşmaları, mirasbırakanın gerçek niyetini bilen yakınların ifadeleri mahkemenin kararını etkiler.
Dava Süreçleri ve Zamanaşımı
Soru: Mirastan mal kaçırma davasını ne zaman açmalıyım? Zamanaşımı var mı? Cevap: Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre yoktur. Mirasbırakanın ölümünden sonra 10 yıl, 20 yıl geçse dahi bu davayı açabilirsiniz. Çünkü hileli işlem (muvazaa) hiçbir zaman geçerli hale gelmez.
Ancak, Tenkis Davası açacaksanız süreler kritiktir. Saklı payınızın ihlal edildiğini öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda mirasın açılmasından itibaren 10 yıl içinde dava açmalısınız. Bu süreleri kaçırırsanız dava hakkınızı kaybedersiniz.
Soru: Dava ne kadar sürer? Cevap: Hukuki süreçlerin süresi, mahkemelerin iş yoğunluğuna, toplanacak delillerin çeşitliliğine (banka kayıtları, tapu kayıtları, bilirkişi raporları, tanıklar) göre değişir. Ortalama bir miras davası 1.5 ila 3 yıl arasında sonuçlanabilir. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, sürecin en hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi için dosya takibini titizlikle yapar.
Soru: Mirasbırakan sağken dava açabilir miyim? Cevap: Hayır. Miras hukuku davaları, mirasbırakanın vefatı ile “terekenin açılması” sonucunda doğar. Kişi hayattayken malları üzerinde dilediği tasarrufu yapabilir (kısıtlılık durumu yoksa). Bu nedenle babanız veya anneniz hayattayken mal kaçırdığını düşünseniz bile, vefat gerçekleşmeden muris muvazaası veya tenkis davası açamazsınız.
Özel Durumlar: Bankadaki Paralar ve Araçlar
Mirastan mal kaçırma sadece gayrimenkuller (ev, arsa, tarla) üzerinden yapılmaz. Banka hesapları ve araç devirleri de sıklıkla karşılaşılan yöntemlerdir.
Banka Hesaplarından Mal Kaçırma
Mirasbırakan, vefatından kısa bir süre önce bankadaki parasını çekip bir mirasçısına elden verebilir veya o mirasçının hesabına havale yapabilir. Ayrıca “müşterek hesap” (ortak hesap) açtırarak paranın tamamının diğer hesap sahibi tarafından çekilmesini sağlayabilir. Bu durumlarda mahkemeden mirasbırakanın geriye dönük banka hareketleri istenir. Vefat tarihine yakın yüklü para çıkışları tespit edilirse ve bu paranın nereye harcandığı ispatlanamazsa, paranın diğer mirasçılara kaçırıldığı kabul edilir ve terekeye iadesi gerekir.
Araç Devirleri
Tıpkı gayrimenkullerde olduğu gibi, araçların noter kanalıyla devrinde de muvazaa yapılabilir. Baba, lüks aracını oğluna satış gösterek devreder ancak para almaz. Bu durumda da aracın gerçek değeri, alıcının ödeme gücü ve para transferi sorgulanarak işlemin iptali sağlanır.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ve Mal Kaçırma
En sık karşılaşılan savunma yöntemlerinden biri “Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi”dir. Mirasbırakan, bir mirasçısına malını devreder ve karşılığında kendisine ölünceye kadar bakılmasını şart koşar. Bu işlem kural olarak geçerlidir.
Ancak;
-
Mirasbırakanın bakım ihtiyacı yoksa (sağlığı yerindeyse, maddi gücü bakıcı tutmaya yetiyorsa),
-
Bakım borçlusu (mirasçı) bakım görevini yerine getirmemişse,
-
Devredilen malın değeri, bakım hizmetinin değerinden kat kat fazlaysa, mahkeme bu sözleşmenin aslında bakım amacı taşımadığını, mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığını tespit eder ve işlemi iptal eder.
Neden Uzman Bir Miras Avukatı ile Çalışmalısınız?
Miras davaları, teknik detayların yoğun olduğu, ispat yükünün doğru yönetilmesi gereken davalardır. Yanlış açılan bir dava (örneğin tapu iptali yerine tenkis istemek veya tam tersi), haklıyken haksız duruma düşmenize ve hak kaybına uğramanıza neden olur.
Ayrıca delillerin toplanması, banka kayıtlarının incelenmesi, emsal durumların analizi uzmanlık gerektirir. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, Avukat Mehmet Altan Koçak’ın tecrübesiyle, miras davalarında stratejik bir yol haritası çizer. Sadece Marmaris, Muğla çevresinde değil, tüm Türkiye’deki miras uyuşmazlıklarında müvekkillerine hizmet verir.
Değerlendirme
Miras hakkı, kanunlarla korunan kutsal bir mülkiyet hakkıdır. Mirasbırakanın, duygusal sebeplerle veya baskı altında kalarak yaptığı haksız paylaşımlara boyun eğmek zorunda değilsiniz. Eğer babanız, anneniz veya eşiniz, mal varlığını diğer mirasçılardan kaçırmak amacıyla hileli devirler yaptıysa, Türk hukuku size o malları geri alma imkanı tanır.
Önemli olan, sürecin başında doğru hukuki teşhisi koymak ve cesaretle hakkınızı aramaktır. Muris muvazaası davaları, teknik bilgi ve titiz bir takip gerektirir. “Zaten tapu devredilmiş, yapacak bir şey yok” diye düşünmeyin. Hile ile yapılan tapu devirleri bozulabilir.
Marmaris Koçak Hukuk Bürosu olarak, miras hukukundaki derin birikimimiz ve çözüm odaklı yaklaşımımızla yanınızdayız. Mirasın adil paylaşımı ve hak ettiğiniz payı almanız için gerekli tüm hukuki mücadeleyi sizin adınıza yürütüyoruz.
Unutmayın: Adalet, haklarını bilen ve takip edenler için tecelli eder.
Bu Konuda Marmaris Koçak Hukuk Bürosu Size Nasıl Yardımcı Olur?
Sürecin karmaşıklığı göz önüne alındığında, profesyonel destek almak en doğru karardır. Büromuz şu adımları izleyerek hakkınızı savunur:
-
Ön İnceleme: Tapu kayıtlarını ve mirasbırakanın işlemlerini detaylıca inceleriz.
-
Delil Tespiti: Muvazaanın ispatı için gerekli banka kayıtları, tanık beyanları ve diğer belgeleri hazırlarız.
-
Dava Açılışı: Duruma en uygun dava türünü (Tapu İptal veya Tenkis) belirler ve yetkili mahkemede davanızı açarız.
-
Süreç Takibi: Duruşmalar, bilirkişi raporları ve istinaf süreçlerini titizlikle takip ederek sizi bilgilendiririz.
Miras davalarınızda hak kaybı yaşamamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
