DAVADAN FERAGAT VE DAVANIN GERİ ALINMASI



AVUKAT MEHMET ALTAN KOÇAK
MARMARİS KOÇAK HUKUK BÜROSU

YAZAR : Avukat Mehmet Altan Koçak

Marmaris - 25 Şubat 2026

marmaris avukat

Türk yargılama hukukunda, uyuşmazlıkların çözümü sürecinde taraflara çeşitli haklar ve yetkiler tanınmaktadır. Bu haklar arasında davanın seyrini doğrudan etkileyen, hatta sonlandıran önemli mekanizmalar bulunmaktadır. Davadan feragat ve davanın geri alınması, davanın taraflarından birinin, özellikle davacının, inisiyatifiyle yargılama sürecini belirli şekillerde sona erdirmesine olanak tanıyan iki temel usul kurumudur. Her iki kurum da yargılamanın hızlı ve etkin bir şekilde tamamlanması, tarafların iradi tasarruflarına saygı gösterilmesi ilkeleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Ancak bu iki kavramın hukuki nitelikleri, uygulama şartları ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla birbirinden önemli farklılıklar taşımaktadır. Bu makalede, Marmaris Koçak Hukuk Bürosu’nun değerli müvekkilleri ve hukuk camiası için, Türk Medeni Usul Hukuku’nun temel taşlarından olan davadan feragat ve davanın geri alınması müesseseleri, ilgili kanun hükümleri ışığında tüm detaylarıyla ele alınacaktır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), bu iki kurumu ayrı ayrı düzenleyerek, yargılamanın farklı aşamalarında ve farklı amaçlarla nasıl kullanılabileceğini açıkça belirtmektedir. Davadan feragat, davacının dava konusundan tamamen veya kısmen vazgeçmesi anlamına gelirken; davanın geri alınması ise davacının açtığı davayı, belirli şartlar altında, mahkemeden çekmesi ve davanın açılmamış sayılmasını talep etmesidir. Bu farklılıklar, her iki kurumun da kendine özgü hukuki sonuçlar doğurmasına neden olmaktadır. Bir hukuk bürosu için bu ayrımın doğru anlaşılması ve müvekkillere doğru bir şekilde aktarılması, stratejik dava yönetiminin vazgeçilmez bir parçasıdır.

 

I. Davadan Feragat: Hak ve Talep Konusundan Vazgeçiş

Davadan feragat, Türk Medeni Usul Hukuku’nda davacının, açtığı davanın temelini oluşturan talep sonucundan, yani dava konusu haktan tamamen veya kısmen vazgeçmesini ifade eden tek taraflı bir irade beyanıdır. Bu hukuki işlem, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. ve devamı maddelerinde detaylı olarak düzenlenmiştir. Feragat, yargılama ekonomisi açısından önemli bir işlev görerek, tarafların uyuşmazlığı kendi iradeleriyle sonlandırmalarına imkan tanır. Ancak, bu irade beyanının sonuçları oldukça ağır ve geri dönülmez niteliktedir.

A. Davadan Feragatin Hukuki Niteliği ve Kapsamı

Davadan feragat, bir usul işlemi olmakla birlikte, maddi hukuk açısından da önemli sonuçlar doğurur. Davacı, bu işlemle birlikte dava konusu hakkından, yani talebinin dayanağı olan maddi hukuktan kaynaklanan hakkından vazgeçmiş sayılır. Bu durum, feragatin sadece davayı sonlandıran bir usul işlemi olmaktan öte, uyuşmazlığın esasını da ortadan kaldıran bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Feragat, davayı sona erdiren ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran bir işlemdir. Davacı, bir kez feragat ettikten sonra aynı dava konusunu içeren yeni bir dava açamaz.

Feragat, davacının kendi lehine olan dava sonucundan vazgeçmesi anlamına gelir. Bu, davacının iddia ettiği hakkın mevcut olmadığını kabul etmesi veya mevcut olsa bile bu hakkı talep etmekten imtina etmesi şeklinde yorumlanabilir. Feragat, davalının rızasına tabi değildir; davacının tek taraflı irade beyanıyla gerçekleşir. Bu özellik, feragatin davanın geri alınmasından en önemli farklarından birini oluşturmaktadır. Davalının feragati kabul etme veya reddetme gibi bir yetkisi bulunmamaktadır. Mahkeme, feragat beyanının usulüne uygun olup olmadığını inceledikten sonra, feragat nedeniyle davanın reddine karar verir.

Feragat, davanın her aşamasında yapılabilir. İlk derece yargılamasında yapılabileceği gibi, istinaf veya temyiz aşamasında da feragat beyanında bulunulabilir. Hatta yargıtay bozma ilamından sonra dahi feragat mümkündür. Önemli olan, feragat beyanının açık, kayıtsız ve şartsız olmasıdır. Davacı, herhangi bir şarta veya kayda bağlı olarak feragat edemez. Örneğin, “eğer davalı şu şartı kabul ederse feragat ediyorum” şeklinde bir beyan geçerli bir feragat olarak kabul edilmez.

B. Davadan Feragatin Şartları

Davadan feragatin geçerli olabilmesi için belirli şartların yerine gelmesi gerekmektedir:

  1. Feragat Ehliyeti: Feragat, davacının tasarruf yetkisine sahip olduğu haklar üzerinde yapılabilir. Bu, davacının fiil ehliyetine sahip olmasını gerektirir. Küçükler veya kısıtlılar adına yasal temsilcileri, ancak kanunda belirtilen özel yetkiler çerçevesinde ve genellikle vesayet makamının izniyle feragat edebilirler.
  2. Açık İrade Beyanı: Feragat, davacının veya vekilinin mahkemeye sözlü veya yazılı olarak yapacağı açık bir irade beyanıyla gerçekleşir. HMK m. 309/1 uyarınca, “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.” Sözlü beyanın duruşma tutanağına geçirilmesi ve beyanda bulunan tarafından imzalanması gerekmektedir. İrade beyanının tereddüte yer bırakmayacak şekilde net olması esastır.
  3. Kayıtsız ve Şartsız Olma: Feragat, hiçbir şarta veya kayda bağlanamaz. HMK m. 309/2, “Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir.” hükmünü içermektedir. Bu, feragat beyanının mutlak ve nihaî bir karakter taşıdığını gösterir.
  4. Tasarruf İlkesine Uygunluk: Feragat, kamu düzenini ilgilendiren davalarda mümkün değildir. Örneğin, boşanma davasında feragat değil, davadan vazgeçme söz konusu olabilir. Davacının, üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin dava açmış olması gerekir.

C. Davadan Feragatin Sonuçları

Davadan feragat, yargılama hukuku ve maddi hukuk açısından önemli ve geri dönülmez sonuçlar doğurur:

  1. Davanın Sona Ermesi: Feragat ile dava derhal sona erer. Mahkeme, feragat nedeniyle davanın reddine karar verir. Bu karar, şekli anlamda kesin hüküm niteliğindedir.
  2. Kesin Hüküm Etkisi: HMK m. 311 uyarınca, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.” Bu, feragat edilen dava konusunun, aynı taraflar arasında ve aynı hukuki sebeple bir daha dava konusu yapılamayacağı anlamına gelir. Davacı, feragat ettiği haktan bir daha talepte bulunamaz.
  3. Yargılama Giderleri: Davadan feragat eden davacı, HMK m. 312/1 uyarınca yargılama giderlerini ödemekle yükümlüdür. Bu, feragat eden tarafın, haksız çıkan taraf gibi muamele görmesi demektir. Yargılama giderleri, harçlar, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri, tanık giderleri gibi kalemleri içerir. Ayrıca, davalı lehine vekalet ücretine de hükmedilir.
  4. Kısmi Feragat: Davacı, dava konusunun bölünebilir nitelikte olması halinde, davasının bir kısmından da feragat edebilir. Örneğin, 100.000 TL alacak davası açan bir davacı, 50.000 TL’lik kısmından feragat ettiğini beyan edebilir. Bu durumda, feragat edilen kısım için dava sona erer ve kesin hüküm etkisi doğururken, kalan kısım için yargılamaya devam edilir.

D. Feragatten Dönme

Türk hukukunda, davadan usulüne uygun olarak yapılmış bir feragat beyanından dönmek ilke olarak mümkün değildir. Feragat, kesin hüküm etkisi doğuran, tek taraflı ve geri alınamaz bir irade beyanıdır. Ancak, feragat beyanının hata, hile, ikrah gibi iradeyi sakatlayan hallerden biri altında yapıldığı iddia edilirse, bu durum ayrı bir dava konusu yapılabilir. Bu durumda, feragat işleminin iptali için açılacak bir dava ile feragatin geçersizliği ileri sürülebilir. Bu tür bir dava, feragatin kendiliğinden geçersiz hale gelmesini sağlamaz; mahkeme kararı ile feragatin hükümsüzlüğünün tespiti gerekir.

Feragat beyanını kimler yapabilir? Cevap: Davayı açan davacı veya onun usulüne uygun olarak yetkilendirilmiş vekili feragat beyanında bulunabilir. Tüzel kişiler adına ise yasal temsilcileri bu beyanı yapma yetkisine sahiptir.

Feragat ettiğim bir davayı yeniden açabilir miyim? Cevap: Hayır, davadan usulüne uygun olarak feragat ettiğinizde, feragat edilen dava konusu hakkında aynı taraflar arasında ve aynı hukuki sebeple yeni bir dava açmanız mümkün değildir. Feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur.

Davalının feragati kabul etmesi gerekir mi? Cevap: Hayır, davadan feragat tek taraflı bir irade beyanıdır ve davalının kabulüne veya rızasına bağlı değildir. Davalının feragati kabul etme veya reddetme gibi bir yetkisi bulunmamaktadır.

Kısmi feragat nedir? Cevap: Davanın konusunun bölünebilir nitelikte olması halinde, davacı davasının sadece bir kısmından feragat edebilir. Örneğin, birden fazla alacak kaleminden oluşan bir davada, davacı sadece belirli bir alacak kaleminden feragat edebilir.

Feragat sonrası yargılama giderleri ne olur? Cevap: Davadan feragat eden davacı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince yargılama giderlerini ödemekle yükümlüdür. Buna, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti de dahildir.

 

II. Davanın Geri Alınması: Dava Dilekçesinin Geri Çekilmesi

Davanın geri alınması, davacının açmış olduğu davayı, belirli şartlar altında ve özellikle davalının rızasıyla, mahkemeden çekmesi ve bu davanın hiç açılmamış sayılmasını talep etmesidir. Bu kurum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenmiştir. Davanın geri alınması, feragatten farklı olarak, maddi hukuk açısından bir haktan vazgeçme anlamına gelmez; sadece açılmış olan davanın usul hukuku bakımından hüküm ifade etmemesini sağlar.

A. Davanın Geri Alınmasının Hukuki Niteliği ve Kapsamı

Davanın geri alınması, bir usul işlemi olup, davacının dava dilekçesini mahkemeye verdiği tarihten itibaren başlayan yargılama sürecini, belirli şartlar altında sona erdirme yetkisini ifade eder. Bu işlemle davacı, davayı takip etmekten vazgeçtiğini ve davanın hiç açılmamış sayılmasını istediğini beyan eder. Davanın geri alınması, feragatin aksine, dava konusu haktan vazgeçme sonucunu doğurmaz. Davacı, davasını geri aldıktan sonra, aynı dava konusunu içeren yeni bir dava açma hakkını saklı tutar.

Geri alma, davanın henüz esasına girilmeden veya usul ekonomisi gereği davanın devam ettirilmesinin uygun görülmediği durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Örneğin, tarafların dava dışı anlaşma zemini bulmaları, davacının dava açmak için gerekli bazı belgeleri henüz temin edemediğini fark etmesi veya davanın açıldığı mahkemenin yetkisiz olduğunu düşünmesi gibi durumlarda geri alma yoluna gidilebilir.

B. Davanın Geri Alınmasının Şartları

Davanın geri alınmasının geçerli olabilmesi için HMK m. 123’te belirtilen şartların yerine gelmesi gerekmektedir:

  1. Davalının Rızası: HMK m. 123/1 uyarınca, “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir.” Bu, davanın geri alınmasının en temel ve ayırt edici şartıdır. Davalının rızası olmadan davayı geri almak mümkün değildir. Davalı, davayı geri alma talebine rıza göstermekte serbesttir. Davalının rızası, sözlü veya yazılı olabilir. Sözlü rızanın duruşma tutanağına geçirilmesi ve imzalanması gerekmektedir.
    • Davalının henüz davaya cevap vermemiş olması durumu: HMK m. 123/2, “Geri alma hâlinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Davanın geri alınması, davalı henüz davaya cevap vermemiş ise davalının rızasına tabi değildir.” hükmünü getirmiştir. Bu önemli bir istisnadır. Eğer davalı, dava dilekçesi kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen henüz cevap dilekçesini sunmamışsa, davacının davasını geri alması için davalının rızası aranmaz. Bu düzenleme, yargılama ekonomisi açısından davalının henüz bir masraf ve emek harcamadığı durumlarda süreci kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.
  2. Hüküm Kesinleşinceye Kadar Yapılabilmesi: Davanın geri alınması, ilk derece yargılamasında, istinaf veya temyiz aşamasında, hatta Yargıtay bozma ilamından sonra dahi hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Önemli olan, davanın henüz kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır.
  3. Açık İrade Beyanı: Feragatte olduğu gibi, davanın geri alınması da davacının veya vekilinin mahkemeye yapacağı açık bir irade beyanıyla gerçekleşir. Bu beyanın da tereddüte yer bırakmayacak şekilde net olması gerekmektedir.

C. Davanın Geri Alınmasının Sonuçları

Davanın geri alınması, feragatten farklı olarak usul hukuku açısından belirli sonuçlar doğurur:

  1. Davanın Açılmamış Sayılması: Davanın geri alınması durumunda, mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir. HMK m. 123/2, “Geri alma hâlinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmünü içermektedir. Bu, davanın hukuken hiç var olmamış gibi kabul edilmesi anlamına gelir.
  2. Yeniden Dava Açma Hakkı: Davanın açılmamış sayılması, davacının aynı konuda ve aynı taraflar arasında yeni bir dava açmasına engel teşkil etmez. Davacı, eksiklerini tamamlayarak veya koşullar değiştiğinde aynı dava konusunu yeniden mahkemeye taşıyabilir. Bu, feragatin kesin hüküm etkisinden ayrılan en temel farktır.
  3. Yargılama Giderleri: Davanın geri alınması durumunda, HMK m. 123/3 uyarınca, “Davacı, davasını geri alması hâlinde yargılama giderlerine mahkûm edilir.” Bu hüküm, davacının davayı açıp sonra geri çekmesi nedeniyle davalının uğradığı masrafların karşılanmasını amaçlar. Davalı henüz cevap dilekçesi sunmamış olsa bile, davacı geri alma durumunda yargılama giderlerini ödemek zorundadır. Bu giderlere, davalının avukatlık ücreti de dahildir. Ancak, davalı rıza gösterdiği için vekalet ücreti nispeten daha düşük bir tarifeden hesaplanabilir veya taraflar bu konuda anlaşabilirler.
  4. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler: Davanın geri alınması halinde, dava hiç açılmamış sayıldığından, dava açılmasıyla duran veya kesilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler sanki dava hiç açılmamış gibi işlemeye devam eder. Bu durum, davacının yeni dava açma niyetinde ise süreleri iyi takip etmesini gerektirir.

Davayı geri almak için davalının rızası her zaman gerekli midir? Cevap: Hayır, davalı henüz dava dilekçesine cevap vermemişse, davacının davasını geri alması için davalının rızası aranmaz. Ancak davalı cevap dilekçesini sunmuşsa, geri alma için davalının açık rızası şarttır.

Davayı geri aldıktan sonra aynı konuyu tekrar dava edebilir miyim? Cevap: Evet, davanın geri alınması sonucunda dava açılmamış sayıldığı için, aynı dava konusunu içeren yeni bir dava açma hakkınız saklı kalır. Bu, feragatten en önemli farkıdır.

Davanın geri alınması durumunda yargılama giderleri ne olur? Cevap: Davasını geri alan davacı, yargılama giderlerini ödemekle yükümlüdür. Bu giderlere, davalının ödemek zorunda kaldığı avukatlık ücreti de dahildir.

Geri alma ile zamanaşımı ve hak düşürücü süreler nasıl etkilenir? Cevap: Davanın geri alınması durumunda, dava hiç açılmamış sayıldığı için, dava açılmasıyla duran veya kesilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler sanki dava hiç açılmamış gibi işlemeye devam eder. Yeni bir dava açmayı düşünüyorsanız bu süreleri dikkatle takip etmeniz gerekir.

Davanın geri alınması hangi aşamaya kadar mümkündür? Cevap: Davanın geri alınması, hüküm kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Yani ilk derece, istinaf veya temyiz aşamalarında dahi geri alma talebinde bulunulabilir.

 

III. Davadan Feragat ve Davanın Geri Alınması Arasındaki Temel Farklar

Davadan feragat ve davanın geri alınması, her ne kadar her ikisi de davacının iradesiyle yargılama sürecini sonlandırma amacı taşısa da, hukuki nitelikleri, şartları ve sonuçları itibarıyla birbirinden ayrılan temel usul kurumlarıdır. Bu farklılıkları doğru bir şekilde anlamak, dava stratejisi oluştururken hayati öneme sahiptir.

A. Hukuki Niteliği Bakımından Farklar

  1. Haktan Vazgeçme / Davanın Hiç Açılmamış Sayılması:

    • Feragat: Davacı, feragat ile dava konusu haktan, yani maddi hukuktan kaynaklanan hakkından tamamen veya kısmen vazgeçer. Bu, uyuşmazlığın esasına ilişkin bir tasarruftur.
    • Geri Alma: Davacı, geri alma ile dava konusu haktan vazgeçmez. Sadece açtığı davanın usul hukuku bakımından hiç açılmamış sayılmasını talep eder. Maddi hak varlığını sürdürür.
  2. Kesin Hüküm Etkisi / Yeniden Dava Açma Hakkı:

    • Feragat: Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Feragat edilen dava konusu hakkında aynı taraflar arasında ve aynı hukuki sebeple yeni bir dava açılamaz.
    • Geri Alma: Davanın geri alınması durumunda, dava açılmamış sayıldığı için, davacının aynı konuda yeni bir dava açma hakkı saklı kalır.

B. Şartları Bakımından Farklar

  1. Davalının Rızası:

    • Feragat: Feragat, davalının rızasına tabi değildir. Davacının tek taraflı irade beyanıyla hüküm doğurur.
    • Geri Alma: Kural olarak davalının açık rızası gereklidir. Ancak, davalı henüz cevap dilekçesi sunmamışsa davalının rızasına gerek yoktur.
  2. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelere Etkisi:

    • Feragat: Dava açılmasıyla duran veya kesilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, feragat ile birlikte bu etkilerini sürdürmez. Dava konusu hak ortadan kalktığı için bu sürelerin işleyip işlememesi anlamsız hale gelir.
    • Geri Alma: Davanın geri alınması ve açılmamış sayılması halinde, dava hiç açılmamış gibi kabul edildiğinden, dava açılmasıyla duran veya kesilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler sanki hiç durmamış veya kesilmemiş gibi işlemeye devam eder.

C. Yargılama Giderleri Bakımından Farklar

Her iki durumda da davacı yargılama giderlerine mahkum edilir. Ancak, vekalet ücreti açısından bazı farklılıklar ortaya çıkabilir:

  • Feragat: Davadan feragat eden davacı, HMK m. 312 gereğince davalının lehine vekalet ücretine mahkum edilir. Bu vekalet ücreti, genellikle davanın reddi halinde hükmedilecek ücrete paraleldir.
  • Geri Alma: Davasını geri alan davacı da yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilir. Ancak, davalının rızası ile geri alma durumunda, vekalet ücreti konusunda taraflar arasında bir anlaşma sağlanabilir veya mahkemece takdir edilecek vekalet ücreti, feragat durumuna göre farklılık gösterebilir. Özellikle davalı henüz cevap dilekçesi sunmamış ve davacının rıza olmaksızın geri aldığı durumda, davalının henüz ciddi bir emek ve masraf harcamadığı göz önüne alınarak vekalet ücreti daha düşük belirlenebilir.

 

IV. Uygulamada Karşılaşılan Durumlar ve Stratejik Yaklaşımlar

Marmaris Koçak Hukuk Bürosu olarak, davadan feragat ve davanın geri alınması müesseselerinin uygulamadaki önemini ve stratejik kullanımını iyi anlamanın, müvekkillerimizin haklarını en etkin şekilde korumak için kritik olduğunu biliyoruz. Her iki kurum da farklı senaryolarda farklı avantajlar ve dezavantajlar sunar.

A. Ne Zaman Feragat Etmeli?

Davadan feragat, genellikle davacının davanın esasında haklı olmadığına kanaat getirmesi veya davasını kazanma ihtimalinin çok düşük olduğunu fark etmesi durumunda başvurulan bir yoldur. Ayrıca, davalı ile dava dışında bir sulh anlaşmasına varılmış ve bu anlaşma gereği davacının davasından vazgeçmesi söz konusu olduğunda da feragat tercih edilebilir. Ancak bu durumda, anlaşmanın içeriğinin ve feragatin kapsamının çok iyi belirlenmesi gerekmektedir. Feragat, davanın kesin olarak sonlandırılmasını ve aynı konuda yeniden dava açılmamasını garanti eder. Bu nedenle, davacının dava konusundan kesin olarak vazgeçmek istediği durumlarda feragat uygun bir stratejidir. Yargılama giderleri ve vekalet ücreti yükümlülüğü dikkate alınarak maliyet analizi yapılmalıdır.

B. Ne Zaman Davayı Geri Almalı?

Davanın geri alınması ise daha çok usulü eksikliklerin giderilmesi, yeni delillerin toplanması veya yargılamanın henüz başında iken davalı ile uzlaşma sağlanması gibi durumlarda tercih edilen bir yoldur. Örneğin, davacı dava dilekçesinde eksiklikler olduğunu, yetkili mahkemeyi yanlış belirlediğini veya dava açmak için gerekli belgelerin henüz elinde olmadığını fark ettiğinde, davayı geri alarak bu eksiklikleri giderdikten sonra yeni bir dava açma imkanına sahip olur. Bu durum, davacının hak arama özgürlüğünü korurken, usul hatalarının telafisine olanak tanır. Davalının henüz cevap dilekçesi sunmadığı durumlarda geri alma, davacı için en az maliyetli ve en esnek çözümü sunar. Davalının rızası gereken durumlarda ise, taraflar arasında bir uzlaşma zemini oluştuğunda veya davalının da yargılamanın devam etmesini istemediği durumlarda geri alma yoluna gidilebilir.

 

V. Türk Hukukunda İlgili Kanun Hükümleri

Davadan feragat ve davanın geri alınması konuları, ağırlıklı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) içerisinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, söz konusu usul kurumlarının uygulanma esaslarını, şartlarını ve sonuçlarını açıkça ortaya koymaktadır.

A. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)

1. Davadan Feragat (HMK m. 307-312):

  • HMK m. 307: Feragat ve Kabul: “Feragat, davacının dava sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.” Bu madde, feragatin temel tanımını yapmaktadır.
  • HMK m. 308: Feragat ve Kabulün Şartları: Bu maddede feragat ve kabulün nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.” Ayrıca, “Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir.” hükmü, feragatin tek taraflı niteliğini vurgular.
  • HMK m. 309: Feragat ve Kabulün Zamanı: Feragat, “hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.” Bu, yargılamanın tüm aşamalarında feragat beyanında bulunulabileceğini gösterir.
  • HMK m. 310: Kısmi Feragat ve Kabul: “Davacı, dava konusunun bölünebilir nitelikte olması halinde, davasının bir kısmından feragat edebilir.” Bu, kısmi feragat imkanını düzenlemektedir.
  • HMK m. 311: Feragat ve Kabulün Hukuki Sonuçları: “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.” Bu madde, feragatin en önemli sonucunu, yani kesin hüküm etkisini belirtir.
  • HMK m. 312: Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri: “Feragat ve kabul hâlinde, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Davadan feragat eden veya davayı kabul eden taraf, yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.” Bu madde, feragat eden tarafın yargılama giderleri sorumluluğunu düzenler.

2. Davanın Geri Alınması (HMK m. 123):

  • HMK m. 123: Davanın Geri Alınması: “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir. Geri alma hâlinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Davanın geri alınması, davalı henüz davaya cevap vermemiş ise davalının rızasına tabi değildir. Davacı, davasını geri alması hâlinde yargılama giderlerine mahkûm edilir.” Bu madde, davanın geri alınmasının tüm temel şartlarını ve sonuçlarını bir arada düzenlemektedir. Özellikle davalının rızası ve davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hükümler, bu kurumun ayırt edici özelliklerini ortaya koymaktadır.

Bu kanun hükümleri, Türk Medeni Usul Hukuku’nun temelini oluşturmakta ve davadan feragat ile davanın geri alınması müesseselerinin yargılamadaki yerini ve işlevini belirlemektedir. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu olarak, bu maddeleri ve ilgili diğer mevzuat hükümlerini titizlikle uygulayarak müvekkillerimize en doğru hukuki danışmanlığı sunmaktayız.

 

VI. Sonuç

Davadan feragat ve davanın geri alınması, Türk Medeni Usul Hukuku’nda davacının inisiyatifiyle yargılama sürecini sonlandırma veya yönlendirme imkanı sunan iki önemli usul kurumudur. Her ikisi de davacının irade beyanına dayanmakla birlikte, hukuki nitelikleri, uygulama şartları ve doğurdukları sonuçlar bakımından temel farklılıklar taşımaktadır.

Davadan feragat, davacının dava konusu haktan kesin ve geri dönülemez bir şekilde vazgeçmesi anlamına gelir ve kesin hüküm etkisi doğurur. Bu işlemle davacı, aynı konuda yeni bir dava açma hakkını kaybeder ve yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olur. Feragat, davalının rızasına tabi değildir ve tek taraflı bir irade beyanı ile gerçekleşir.

Davanın geri alınması ise, davacının dava dilekçesini mahkemeden geri çekmesi ve davanın açılmamış sayılmasını talep etmesidir. Bu işlem, davacının dava konusu haktan vazgeçtiği anlamına gelmez ve davacının aynı konuda yeni bir dava açma hakkını saklı tutar. Geri alma, kural olarak davalının açık rızasına bağlıdır; ancak davalı henüz cevap dilekçesi sunmamışsa bu rıza aranmaz. Davasını geri alan davacı da yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olur. Her iki kurumun da doğru anlaşılması ve uygulanması, yargılama sürecinde stratejik kararlar alabilmek ve müvekkillerin haklarını en iyi şekilde koruyabilmek adına Marmaris Koçak Hukuk Bürosu gibi tecrübeli hukuk profesyonelleri için vazgeçilmezdir.

Hukuki süreçlerde karşılaşılan her durumun kendine özgü dinamikleri ve gereklilikleri bulunmaktadır. Bu nedenle, davadan feragat veya davanın geri alınması gibi önemli usul işlemlerine başvurmadan önce, alanında uzman bir hukuk bürosundan detaylı danışmanlık almak büyük önem taşır. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, Türk hukuk mevzuatına hakimiyeti, güncel içtihatları takip etme yeteneği ve müvekkil odaklı yaklaşımıyla, bu tür kritik kararların alınmasında müvekkillerine doğru ve güvenilir rehberlik sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki, yargılama sürecindeki her adımın uzun vadeli ve geri dönülmez sonuçları olabilir; bu sebeple atılacak adımların hukuki ve stratejik açıdan titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

VII. Davadan Feragat ve Davanın Geri Alınmasının Hukuk Sistemindeki Yeri ve Önemi

Türk hukuk sistemi, bireylerin hak arama özgürlüğünü güvence altına alırken, aynı zamanda yargılama ekonomisi ve uyuşmazlıkların etkin çözümü ilkelerine de büyük önem vermektedir. Davadan feragat ve davanın geri alınması kurumları, bu iki temel ilke arasında bir denge kurarak, taraflara yargılama sürecine müdahale etme ve belirli koşullar altında davanın seyrini değiştirme imkanı tanır. Bu kurumlar, sadece usul hukuku açısından değil, aynı zamanda maddi hukuk ilişkileri üzerinde de dolaylı veya doğrudan etkiler yaratır.

Feragat, davacının kendi hakkından vazgeçerek uyuşmazlığı kesin bir şekilde ortadan kaldırmasını sağlar. Bu durum, yargı organlarının üzerindeki iş yükünü azaltırken, taraflar arasındaki belirsizliği de giderir. Özellikle, davacının davasının haklılığı konusunda şüpheye düştüğü veya davalı ile dava dışında bir uzlaşmaya vardığı durumlarda feragat, pratik ve hızlı bir çözüm sunar. Ancak feragatin geri dönülemez niteliği, bu kararın son derece dikkatli ve bilinçli bir şekilde alınmasını gerektirmektedir. Bir avukatın bu aşamada müvekkiline sunacağı doğru bilgilendirme ve risk analizi, müvekkilin gelecekteki hak kayıplarını engellemesi açısından hayati rol oynar.

Davanın geri alınması ise, daha esnek bir yapı sunarak, davacının usulü eksiklikleri gidermesine veya stratejik bir yeniden değerlendirme yapmasına olanak tanır. Özellikle davanın henüz başlangıç aşamasında, davalının cevap dilekçesi sunmadığı durumlarda, geri alma işlemi çok daha kolay ve az maliyetli bir şekilde gerçekleştirilebilir. Bu esneklik, davacının hak arama sürecindeki hatalarını telafi etmesine ve daha sağlam bir hukuki zemin üzerinde yeniden dava açmasına imkan tanır. Ancak geri alma durumunda da yargılama gideri sorumluluğu devam ettiğinden, maliyet-fayda analizi yapılması önemlidir. Davanın geri alınması, taraflar arasında uzlaşma zemini oluştuğunda veya davanın devam ettirilmesinin pratik olmadığı durumlarda da tercih edilebilir bir yöntemdir.

Bu iki kurumun varlığı, Türk yargılama sisteminin dinamik ve tarafların iradesine saygılı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Her iki durumda da mahkeme, tarafların usulüne uygun irade beyanlarına saygı göstererek, davanın sona ermesine veya açılmamış sayılmasına karar verir. Bu kararlar, yargısal süreçlerin etkinliğini artırırken, aynı zamanda tarafların hukuki güvenliğini de teminat altına alır.

Marmaris Koçak Hukuk Bürosu olarak, bu karmaşık usul kurallarını müvekkillerimiz için anlaşılır kılmak ve en uygun hukuki stratejiyi belirlemelerine yardımcı olmak temel misyonumuzdur. Hukuki bilgi birikimimiz ve tecrübemizle, müvekkillerimizin dava süreçlerini en verimli şekilde yönetmelerini sağlamayı hedefliyoruz.

 

VIII. Feragat ve Geri Almanın Etik ve Profesyonel Sorumluluk Boyutu

Bir hukuk profesyoneli olarak, davadan feragat veya davanın geri alınması gibi kritik kararlar alınırken, sadece hukuki sonuçları değil, aynı zamanda etik ve profesyonel sorumlulukları da göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Avukat, müvekkilinin menfaatlerini en üst düzeyde korumakla yükümlüdür. Bu bağlamda:

  • Şeffaf Bilgilendirme: Avukat, müvekkiline feragat ve geri alma arasındaki farkları, her birinin hukuki sonuçlarını, maliyetlerini ve olası risklerini açık ve anlaşılır bir dille anlatmalıdır. Müvekkilin bilinçli bir karar vermesi için tüm gerekli bilgileri sağlamak esastır.
  • Menfaat Analizi: Müvekkilin durumuna özgü olarak, hangi seçeneğin daha avantajlı olacağına dair kapsamlı bir menfaat analizi yapılmalıdır. Bu analizde, davanın kazanılma ihtimali, yargılama giderleri, zamanaşımı süreleri ve müvekkilin uzun vadeli hedefleri gibi faktörler dikkate alınmalıdır.
  • Alternatif Çözüm Yolları: Feragat veya geri alma kararı alınmadan önce, arabuluculuk, uzlaşma gibi alternatif çözüm yollarının değerlendirilmesi ve müvekkile bu seçenekler hakkında bilgi verilmesi profesyonel bir yaklaşımdır. Belki de dava dışı bir anlaşma ile daha uygun ve hızlı bir çözüm bulunabilir.
  • İrade Serbestisi: Müvekkilin feragat veya geri alma kararını baskı altında olmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle verdiğinden emin olunmalıdır. Avukatın rolü, yol göstermek ve bilgilendirmek olup, kararı müvekkilin yerine almak değildir.

Marmaris Koçak Hukuk Bürosu olarak, her müvekkilimizin davasını kendi davamız gibi sahipleniyor, hukukun üstünlüğü ve etik değerler çerçevesinde en doğru yönlendirmeyi yapmaya özen gösteriyoruz. Bu tür hassas konularda, müvekkillerimizle kurduğumuz güven ilişkisi ve şeffaf iletişim, başarılı hukuki sonuçlar elde etmemizin temelini oluşturmaktadır. Hukukun karmaşık labirentlerinde yol gösterici olmak, avukatlık mesleğinin en önemli sorumluluklarından biridir ve bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmekteyiz.

 

DETAYLI BİLGİ İÇİN LÜTFEN İLETİŞİME GEÇİNİZ


Copyright 2024