Türkiye’nin her köşesinde hukuki faaliyetlerini sürdüren Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, Kurucusu Avukat Mehmet Altan Koçak liderliğinde müvekkillerine kapsamlı çözümler sunmaktadır. Büromuz, özellikle İcra ve İflas Hukuku alanında derinleşen uyuşmazlıklarda profesyonel bir duruş sergilemektedir. Alacaklıların haklarını korumak amacıyla düzenlenen tasarrufun iptali davaları, hukuk sistemimizin en kritik mekanizmalarından birini oluşturur. Bu makalede, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri çerçevesinde düzenlenen bu dava türünü tüm detaylarıyla ele alacağız.
Tasarrufun iptali davası, borçlunun malvarlığını kasten eksilterek alacaklısından mal kaçırmasını engellemeyi amaçlar. Borçlu kişi, borcunu ödememek için taşınmazlarını veya araçlarını üçüncü kişilere devredebilir. Bu gibi durumlarda alacaklı, yapılan bu devir işlemlerinin geçersizliğini mahkemeden talep eder. Marmaris Taşınmaz Avukatı olarak büromuz, Marmaris bölgesindeki gayrimenkul devirlerinde yaşanan bu tür uyuşmazlıklarda uzman kadrosuyla hizmet vermektedir.
Tasarrufun İptali Davası Nedir ve Amacı Nelerdir?
İcra ve İflas Kanunu, borçlunun dürüstlük kuralına aykırı hareket etmesini yasaklar. Borçlu, alacaklısına karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmek yerine malvarlığını başkalarına aktarırsa, kanun alacaklıya bu işlemleri iptal ettirme hakkı tanır. Tasarrufun iptali davası, borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin davacı alacaklı bakımından hükümsüz sayılmasını sağlar. Bu dava, işlemin genel olarak geçersizliğini sağlamaz. Sadece davayı açan alacaklının, o mal üzerinde icra takibine devam etmesine olanak tanır.
Bu davanın temel amacı, borçlunun malvarlığından haksız şekilde çıkardığı değerleri geri getirmek değildir. Aksine, o değer sanki borçlunun malvarlığındaymış gibi alacaklının üzerine haciz koyabilmesini sağlamaktır. Kanun koyucu, alacaklıların mağduriyetini gidermek için bu yöntemi geliştirmiştir. Marmaris gibi gayrimenkul piyasasının hareketli olduğu bölgelerde, taşınmaz satışları üzerinden mal kaçırma girişimlerine sıkça rastlıyoruz.
Tasarrufun İptali Davasını Kimler Açabilir?
Tasarrufun iptali davasını kimler açma hakkına sahiptir?
İİK Madde 277 uyarınca, bu davayı ancak elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Ayrıca iflas idaresi de iflas masası adına bu davayı ikame edebilir. Alacaklının bu davayı açabilmesi için borçlu hakkında başlattığı icra takibinin kesinleşmiş olması gerekir.
İcra ve İflas Kanunu Madde 277 Uyarınca Dava Şartları
Tasarrufun iptali davasının esasına girilebilmesi için belirli ön şartların varlığı zorunludur. Mahkeme, bu şartlar oluşmadığı takdirde davanın esası hakkında bir karar vermez.
-
Gerçek Bir Alacağın Varlığı: Davacının borçludan gerçekten bir alacağı bulunmalıdır.
-
İcra Takibinin Kesinleşmesi: Borçluya karşı yapılan icra takibi tüm aşamalarıyla kesinleşmiş olmalıdır.
-
Borcun Tasarruftan Önce Doğmuş Olması: İptali istenen işlem, borcun doğum tarihinden sonra yapılmış olmalıdır. Borç doğmadan önce yapılan mal devirleri için bu dava açılamaz.
-
Aciz Belgesi Sunulması: Alacaklı, borçlunun borcu ödeyecek malvarlığı olmadığını kanıtlayan aciz belgesini mahkemeye sunmalıdır.
Bu şartlar, davanın dinlenebilmesi için birer “dava şartı” niteliğindedir. Marmaris Taşınmaz Avukatı kadromuz, müvekkillerimizin dosyalarında bu şartların tam olarak oluşup oluşmadığını titizlikle incelemektedir.
İİK Madde 278: İvazsız (Karşılıksız) Tasarrufların İptali
Kanunun 278. maddesi, borçlunun hiçbir karşılık almadan veya sembolik bedellerle yaptığı işlemleri kapsar. Yasa koyucu, borçlunun malını bedelsiz veya çok düşük fiyata devretmesini peşinen “mal kaçırma” olarak kabul eder.
İvazsız tasarruflar kapsamında iptale tabi işlemler şunlardır:
-
Karşılıksız bağışlamalar.
-
Eşler arasındaki mal devirleri.
-
Üstsoy ve altsoy (anne, baba, çocuk, torun) arasındaki devirler.
-
Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlar arasındaki işlemler.
-
Bir taşınmazın piyasa değerinin çok altında bir bedelle satılması.
Mahkeme, bu tür işlemlerde borçlunun kötü niyetini ayrıca araştırmaz. Kanun, bu akrabalık bağlarını veya düşük bedeli, işlemin iptali için yeterli görür. Özellikle Marmaris içerisinde aile üyeleri arasında yapılan mülkiyet devirleri, İİK 278 kapsamında dikkatle takip edilmelidir.
Piyasa Değeri ile Satış Bedeli Arasındaki Fark Önemli mi?
Gayrimenkulün tapudaki satış bedeli piyasa değerinden düşükse ne olur?
Evet, bu durum İİK 278 uyarınca iptal sebebidir. Tapu bedeli ile taşınmazın gerçek rayiç değeri arasında fahiş bir fark varsa, mahkeme bu işlemi bağış hükmünde sayar. Marmaris Taşınmaz Avukatı aracılığıyla yapılacak bir değer tespiti, davanın seyrini doğrudan etkiler.
İİK Madde 279: Aciz Halindeyken Yapılan Tasarruflar
Borçlu, ekonomik durumu sarsılmışken bazı alacaklılarını diğerlerine tercih edebilir. İİK 279. maddesi, borçlunun aciz halindeyken (ödemelerini tatil etmişken) yaptığı belirli işlemleri iptal konusu yapar.
İptale tabi durumlar şunlardır:
-
Teminat Gösterilmesi: Borçlunun, daha önceden teminat gösterme borcu olmadığı halde, mevcut bir borcu için rehin veya ipotek vermesi.
-
Para ve Mutat Ödeme Araçları Dışındaki Ödemeler: Borçlunun nakit para yerine, mal veya çek gibi araçlarla borç ödemesi yapması.
-
Vadesi Gelmemiş Borcun Ödenmesi: Borçlunun, henüz vadesi dolmamış bir borcunu vaktinden önce kapatması.
Bu maddeler, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini korur. Borçlu, malını bir alacaklısına kaptırmamak için diğerine “hülleli” ödeme yapamaz.
İİK Madde 280: Zarar Verme Kastıyla Yapılan İşlemler
Tasarrufun iptali davasının en geniş kapsamlı maddesi İİK 280’dir. Bu madde, borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket ettiği tüm durumları kapsar. Eğer borçlu, malvarlığını azaltarak alacaklısını zarara uğratmak istiyorsa ve işlemi yapan üçüncü kişi de bu durumu biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa, işlem iptal edilir.
Marmaris Koçak Hukuk Bürosu olarak vurguladığımız üzere, bu maddede “kötü niyet” esastır. Borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilen iş ortakları, yakın arkadaşları veya ticari ilişkide olduğu kişilerle yaptığı işlemler bu kapsamda değerlendirilir. Kanun, borçlunun mali durumunun farkında olması gereken kişilere karşı alacaklıyı korur.
İptal davası açılabilmesi için işlemin yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde takibin yapılmış olması gerekir. Ayrıca işlemin üzerinden 5 yıl geçmesiyle hak düşürücü süre dolar.
Üçüncü Kişinin İyi Niyeti Davayı Etkiler mi?
Malı satın alan üçüncü kişi borçlunun niyetini bilmiyorsa ne olur?
Eğer üçüncü kişi, borçlunun alacaklılardan mal kaçırdığını bilmiyorsa ve bilmesi de mümkün değilse (normal bir ticari alışveriş ise), İİK 280 uyarınca davanın reddi gerekebilir. Ancak İİK 278’deki akrabalık durumlarında iyi niyet savunması genellikle kabul görmez.
Marmaris’te Taşınmaz Devirleri ve İptal Davası Süreci
Marmaris, turistik değeri yüksek bir bölge olması sebebiyle gayrimenkul hareketliliğinin yoğun olduğu bir yerdir. Marmaris Taşınmaz Avukatı desteği, bu bölgedeki tasarrufun iptali davalarında hayati önem taşır. Taşınmaz devirleri tapu kayıtları üzerinden yapıldığı için delillendirme süreci daha somuttur.
Mahkeme, taşınmazın devrinden önceki ve sonraki süreçleri inceler. Satış bedelinin banka üzerinden ödenip ödenmediği, taraflar arasında sosyal bir bağ olup olmadığı ve taşınmazın halen borçlu tarafından kullanılıp kullanılmadığı gibi kriterler masaya yatırılır. Eğer borçlu, evi satmış görünmesine rağmen hala orada ikamet ediyorsa, bu durum “danışıklı işlem” (muvazaa) emaresi taşır.
Tasarrufun İptali Davasında İspat Yükü ve Deliller
Hukuk yargılamasında kural olarak iddia sahibi iddiasını ispatla yükümlüdür. Tasarrufun iptali davasında da davacı alacaklı, borçlunun mal kaçırma kastını veya kanundaki şartların oluştuğunu kanıtlamalıdır.
Kullanılan temel deliller şunlardır:
-
Tapu Kayıtları: Taşınmazın devir tarihleri ve belirtilen bedeller.
-
Banka Kayıtları: Ödemenin gerçekte yapılıp yapılmadığını gösteren dekontlar.
-
Tanık Beyanları: Taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetini açıklayan ifadeler.
-
Bilirkişi Raporları: Taşınmazın veya malın devir tarihindeki gerçek piyasa değerinin tespiti.
-
İcra Dosyası: Aciz vesikası ve takip kesinleşme bilgileri.
Avukat Mehmet Altan Koçak, delillerin toplanması ve mahkemeye sunulması aşamasında dijital ve fiziksel tüm kayıtların taranmasının önemini belirtmektedir. Eksik delil, haklı davanın kaybına yol açabilir.
Davanın Sonuçları ve Alacaklının Hakları
Mahkeme, tasarrufun iptaline karar verdiğinde, davaya konu olan malın mülkiyeti üçüncü kişiden alınıp borçluya iade edilmez. Bu durum sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır. İptal kararı, sadece davacı alacaklıya o mal üzerinde “cebri icra” yapma yetkisi verir.
Alacaklı, mahkeme kararını icra dairesine sunarak, malın üçüncü kişi adına kayıtlı olmasına rağmen haczini ve satışını isteyebilir. Satıştan elde edilen bedelden alacağını tahsil eder. Eğer artan bir miktar olursa, bu miktar üçüncü kişiye iade edilir. Dolayısıyla tasarrufun iptali davası, mülkiyeti geri getiren değil, alacaklıya o mal üzerinden tatmin imkanı sunan bir yoldur.
Eğer üçüncü kişi malı elinden çıkarmışsa (başka birine satmışsa), dava “bedele” dönüşür. Bu durumda üçüncü kişi, malın elden çıktığı tarihteki bedelini alacaklıya ödemekle yükümlü tutulur.
Dava Devam Ederken Malın Satılmasını Nasıl Engelleriz?
Borçlu veya üçüncü kişi dava sürerken malı başkasına satarsa ne olur?
Bu durumu önlemek için davanın başında mahkemeden “ihtiyati haciz” veya “ihtiyati tedbir” talep edilmelidir. Tapu kaydına şerh konulması, malın üçüncü şahıslara devrini engeller. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, müvekkillerinin haklarını korumak için bu geçici hukuki koruma tedbirlerini ivedilikle talep eder.
Tasarrufun İptali ile Muvazaa Davası Arasındaki Farklar
Birçok kişi tasarrufun iptali davası ile Türk Borçlar Kanunu kapsamında açılan muvazaa (danışıklılık) davasını karıştırır. Oysa iki dava türü arasında belirgin farklar vardır.
-
Zamanaşımı: Tasarrufun iptali davası 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Muvazaa davası ise her zaman açılabilir.
-
Aciz Belgesi: Tasarrufun iptali için aciz belgesi şarttır, muvazaa davası için böyle bir şart yoktur.
-
Sonuç: Muvazaa davasında işlem tamamen geçersiz sayılırken, tasarrufun iptalinde işlem sadece davacı alacaklı için ve alacağı miktarında “etkisiz” hale gelir.
Marmaris Koçak Hukuk Bürosu’nun Bu Süreçteki Rolü
Hukuki süreçlerin karmaşıklığı, özellikle İcra ve İflas Hukuku gibi teknik detayların yoğun olduğu alanlarda uzman desteğini zorunlu kılar. Marmaris Koçak Hukuk Bürosu, Marmaris merkezli olup Türkiye genelinde bu davaları yönetmektedir. Avukat Mehmet Altan Koçak, sürecin her aşamasında şeffaflık ve dürüstlük ilkesiyle hareket eder.
Büromuzun sağladığı hizmetler arasında;
-
İcra takibinin başlatılması ve kesinleştirilmesi,
-
Borçlunun malvarlığı araştırması (mal kaçırma tespiti),
-
Tapu iptal ve tescil veya tazminat talepli davaların açılması,
-
İstihkak iddialarına karşı savunma hazırlanması yer almaktadır.
Marmaris Taşınmaz Avukatı ihtiyacınızda, yerel dinamiklere hakim ve mevzuatı güncel takip eden bir ekiple çalışmak, davanın başarı şansını artıracaktır.
Hukuki Tavsiyeler
Tasarrufun iptali davası, borçlunun kötü niyetli işlemlerine karşı alacaklıya verilen en güçlü kalkandır. İcra ve İflas Kanunu 277-284 maddeleri, bu sürecin anayasası niteliğindedir. Alacağınızı tahsil edemiyorsanız ve borçlunun mal kaçırdığından şüpheleniyorsanız, vakit kaybetmeden hukuki yollara başvurmalısınız. 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi, haklı olsanız dahi davanın reddine sebep olur.
Marmaris’te veya Türkiye’nin herhangi bir ilinde karşılaştığınız icra hukuku uyuşmazlıklarında profesyonel yardım almanız, mülkiyet haklarınızın korunmasını sağlar. Unutmayın, hukuk haklıyı değil, hakkını aramayı bileni korur.
DETAYLI BİLGİ İÇİN;
