ÇALIŞMA ALANLARIMIZ ->   MİRAS HUKUKU VE TEREKE

MİRAS HUKUKU VE TEREKE

Miras hukuku; miras bırakanın vefatı sonrasında mal varlığının yasal ve atanmış mirasçılara intikalini, terekenin borç ve alacak dengesini ve mirasçılar arasındaki mülkiyet paylaşımlarını düzenleyen teknik bir hukuk disiplinidir. Marmaris ve Muğla bölgesinde özellikle kuşaktan kuşağa aktarılan değerli taşınmazlar, hisseli araziler, turizm işletmeleri ve aile şirketleri üzerindeki mülkiyet yapıları; miras paylaşım süreçlerinde sıklıkla karmaşık uyuşmazlıklara yol açmaktadır.

Koçak Hukuk Bürosu; miras paylaşımlarının adil, yasalara uygun ve taraflar arasındaki hak dengesini gözetecek şekilde sonuçlandırılması, miras bırakanın tasarruflarından doğan hak ihlallerinin giderilmesi ve tereke mallarının korunması süreçlerinde müvekkillerine kapsamlı avukatlık ve hukuki danışmanlık desteği sunmaktadır.


Başlıca Hizmet ve Dava Alanlarımız

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davaları

Miras bırakanın, mirasçılardan birini veya birkaçını terekeden mahrum bırakmak amacıyla taşınmazlarını tapuda satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek gerçekte bağışladığı durumlarda muris muvazaası gündeme gelir. Bu tür hileli işlemler karşısında, miras payı zedelenen mirasçıların haklarını korumak adına tapu iptali ve tescil davaları açılmakta; tapu kayıtları, banka hesap hareketleri, tanık beyanları ve tarafların mali durumları incelenerek muvazaanın ispatı sağlanmaktadır.

Saklı Payın Korunması ve Tenkis Davaları

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 506 uyarınca altsoy, sağ kalan eş ve ana-babanın kanunen koruma altına alınmış saklı pay hakları bulunmaktadır. Miras bırakanın vasiyetname veya sağlararası karşılıksız kazandırmalarla bu sınırları aşması durumunda, saklı pay sahibi mirasçılar tenkis davası açarak yasal paylarına kavuşabilmektedir. Süreç, terekenin net değerinin tespiti ve tasarruf edilebilir kısmın hesabı gibi teknik bilirkişi incelemelerini gerektirmektedir.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) ve Miras Taksimi

Mirasçılar arasında tereke mallarının rızaen paylaşılamaması halinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 642 gereğince her bir mirasçı sulh hukuk mahkemesinden ortaklığın aynen taksim, bunun mümkün olmaması durumunda ise açık artırma yoluyla satış suretiyle giderilmesini talep edebilir. Mahkeme sürecinde taşınmazların güncel değerlerinin doğru tespiti ve satış aşamasında hak kaybı yaşanmaması için sürecin titizlikle yürütülmesi esastır.


Tereke İşlemleri ve Koruyucu Hukuki Süreçler

Terekenin Tespiti ve Defter Tutulması

Miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla taşınır, taşınmaz, banka mevduatı, şirket hissesi ve borçlarının eksiksiz olarak tespit edilmesi amacıyla sulh hukuk mahkemesi nezdinde tereke tespiti ve terekenin mühürlenmesi işlemleri yürütülmektedir. Bu işlem, miras mallarının kaçırılmasını ve terekedeki kayıpları engellemektedir.

Vasiyetname Düzenleme, Tenfiz ve İptal Davaları

Miras bırakanın iradesini yansıtan resmi vasiyetnamelerin kanuni şekil şartlarına uygun olarak hazırlanması danışmanlığı sunulmaktadır. Ayrıca vefat sonrasında usulüne uygun vasiyetnamelerin açılması ve tescili (tenfizi) süreçleri ile ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya kanuna aykırılık gerekçeleriyle açılacak vasiyetname iptal davaları takip edilmektedir.

Mirasın Reddi (Gerçek ve Hükmen Ret)

Terekenin borca batık olması halinde, mirasçıların vefatı öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içinde sulh mahkemesine başvurarak mirası kayıtsız şartsız reddetmeleri (gerçek ret) sağlanmaktadır. Yasal sürenin kaçırıldığı durumlarda ise ölüm anında miras bırakanın ödemeden aciz olduğunun tespiti amacıyla mirasın hükmen reddi davaları ikame edilmektedir.

Miras Taksim Sözleşmeleri ve Miras Payının Devri

Mirasçıların mahkemeye gitmeksizin terekeyi kendi aralarında anlaşarak paylaştırmalarını sağlayan yazılı miras taksim sözleşmeleri ve noter onaylı miras payı devir protokolleri düzenlenmektedir.


Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davalarında zamanaşımı veya hak düşürücü süre var mıdır?

Cevap: Muris muvazaası hukuki niteliği itibarıyla mutlak butlanla sakat ve baştan itibaren geçersiz bir işlem olduğundan, tapu iptali ve tescil davası açmak için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Mirasçılar, miras bırakanın vefatından sonra diledikleri zaman bu davayı açabilirler. Ancak davanın gecikmeksizin açılması; taşınmazın üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve ihtiyati tedbir kararı alınabilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Saklı payın zedelenmesi halinde tenkis davası hangi sürede açılmalıdır?

Cevap: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 571 uyarınca tenkis davası açma hakkı; mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması (ölüm) tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen gözetilir.

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasında taşınmaz nasıl satılır, masrafları kim öder?

Cevap: TMK m. 642 uyarınca açılan ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazın aynen bölünmesi (taksimi) mümkün değilse, mahkeme taşınmazın icra/satış memurluğu kanalıyla açık artırma usulüyle satılmasına karar verir. Yargılama giderleri ve satış harçları, başlangıçta davayı açan tarafça avans olarak yatırılsa da nihai aşamada tüm mirasçılardan miras payları oranında kesilerek tahsil edilir.

Mirasın reddi (reddi miras) süresi ne kadardır ve süre kaçırılırsa ne yapılabilir?

Cevap: TMK m. 606 gereğince yasal mirasçılar, mirasbırakanın vefatını öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içinde sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanda bulunarak mirası kayıtsız şartsız reddedebilirler. Bu 3 aylık yasal sürenin haklı bir mazeret olmaksızın kaçırılması halinde; mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla mal varlığının borçlarını karşılamaya yetmediği açıkça belliyse veya resmen tespit edilmişse, mirasın hükmen reddi tespiti davası açılarak sorumluluktan kurtulmak mümkündür.

Mirasçılardan biri ortak taşınmazı tek başına kullanıyorsa diğer mirasçılar ne yapabilir?

Cevap: Mirasçılardan birinin terekeye ait taşınmazı diğer mirasçıların rızası hilafına tek başına kullanması ve tasarrufta bulunması durumunda, diğer mirasçılar noter aracılığıyla intifadan men ihtarnamesi göndererek kendi payları oranında geçmişe dönük haksız işgal tazminatı (ecrimisil) talep edebilir ve ardından ortaklığın giderilmesi davası ikame edebilirler.

Copyright 2024